Bingol, Ebru2024-09-192024-09-1920211307-99052602-2133https://doi.org/10.31198/idealkent.771247https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1121728https://hdl.handle.net/20.500.12483/15984Michel Foucoult (1997)’a göre, bahçeler, toplumsal normlara dâhil olmayan, mevcut üretim tarzı ile ilişkili olmayan, mevcut erk ve baskın ideoloji tarafından türdeşleştirilmeyen alanlar olarak heterotopya mekanlarından biridir. Peki ya peyzaj da bu sınıfa girmekte midir? Bu yazı, peyzajı ana çalışma alanı olarak tanımlayan peyzaj mimarlığı kuramı ve pratiklerinde bu sorunun cevabını aramaktadır. Yirminci yüzyıl başında Amerika’da peyzaj mimarlığı disiplini içerisinde kurumsallaşmasından günümüze kadar peyzaj kavramına, heterotopya fikrini çağrıştıracak şekilde, kentin ötekisi, pastoral estetik, pasif bir kent parçası, ya da alternatif bir kentleşme modeli gibi değişen anlamlar yüklenmiştir. Bu makale, peyzajın kuramsal olarak kentin karşısında konumlandırılma biçimlerini ortaya koymakta, ancak buna rağmen pratiklerinin kentsel dinamiklerle ve kapitalist birikim süreçleriyle ilişkilerini ortaya koymaktadır. Yazının amacı, literatür taraması ve gömülü teori araştırma modelini kullanarak, heterotopya olarak peyzajın kentsel üretim biçimleriyle ayrı tutulamaz ilişkisini ortaya koymak ve peyzaj kavramına kuramsal ve pratiksel bir bütünlükle yaklaşmanın olasılıklarına ışık tutmaktadır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessPeyzajkentheterotopyapeyzaj mimarlığı kuramıkentsel süreçlerpeyzaj mimarlığıkuram ve pratikKuram ve Pratik Arasında Peyzaj: Kentin Karşıtı mı, Kentsel Süreçlerin Katalizörü mü?Article123259262110.31198/idealkent.7712471121728