Yazar "İlhan, Aysun" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe İlaçlarla etkileşim potansiyeline sahip hayvan sağlığında da kullanılan tıbbi bitkiler(VETERİNER FARMAKOLOJİ VE TOKSİKOLOJİ DERNEĞİ, 2020) Yipel,Mustafa; İlhan, Aysun; Tekel, Ozan İbrahim; Kırgız, Ceren Fatma; Türk, Erdinç; Emiroğlu, Büşra SaraBitkiler, binlerce yıldır hayvanlarda verimin artırılması, hastalıklardan korunma ve tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Korunma ve tedavide konvansiyonel ilaçlarla eş zamanlı olarak kullanılan bitkiler, sahip oldukları ikincil bileşikler (alkaloidler, glikozitler, reçineler gibi) nedeniyle ilaçlarla aralarında farmakokinetik (Emilim: taşıyıcılar, kompleks oluşumu, gastrointestinal motilite ve pH; Dağılım: plazma proteinlerine bağlanma; Biyotransformasyon: Faz I ve II tepkimeleri; Atılım: idrar pH'sı ve taşıyıcıların modülasyonu) ve farmakodinamik (antagonizma, sinerjizma ve ilave etki) düzeyde etkileşme potansiyeline sahiplerdir. Bazı etkileşimler ilaç etkinliğinin artması veya potansiyel yan etkilerinin azalması şeklinde ortaya çıksa da bitki-ilaç etkileşimleri çoğunlukla istenmeyen etkiler şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu istenmeyen etkiler farmakokinetik parametrelerde (Ydoruk, Cdoruk, EAA gibi), ilaç etkinliğinde ve toksisite düzeyinde değişiklikler şeklinde meydana gelebilmektedir. Bu derlemede ilaçlarla beraber kullanıldıklarında istenmeyen etkileşim potansiyellerine sahip hayvan sağlığında da kullanılan tıbbi bitkiler ve etkileşim sonucu meydana gelebilecek değişiklikler hakkında bilgi vermek amaçlanmıştır.Öğe Veteriner Fitoterapi ve Etnoveteriner Hekimlikte de Kullanılan Thymbra spicata L., Rosmarinus officinalis L. ve Laurus nobilis L. Bitkilerinin Kimyasal İçeriklerinin Belirlenmesi(2021) Yipel, Mustafa; Emiroğlu, Sara Büşra; Türkmen, Musa; Türk, Erdinç; İlhan, Aysun; Kırgız, Fatma Ceren; Tekeli, İbrahim OzanBitki ve bitkisel materyaller veteriner fitoterapi ve etnoveteriner hekimlik uygulamaları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Bitkiler tarafından sentezlenen bazı biyoaktif kimyasal bileşenler medikal etkilere sahiptir. Ancak bu bitki ve bitkisel materyallerin kullanımları; teşhisteki yanlışlıklar, doz ayarlama güçlüğü, geleneksel kullanımlarına dair yazılı kayıt ve bilimsel çalışmaların yetersizliği, düşük hijyen koşulları ve toplandığı bölgeye, mevsime, kullanılan kısmına ve elde edildiği yönteme göre sahip oldukları kimyasal kompozisyonlarının değişmesi gibi nedenlere bağlı olarak zehirlen-meler meydana getirebilmektedir. Çalışma kapsamında Hatay bölgesinde yetişen, veteriner fitoterapi ve etnoveteriner hekimliğinde de kullanılan Thymbra spicata var. spicata L., Rosmarinus officinalis L. ve Laurus nobilis L. bitkilerinin içerdikleri biyoaktif kimyasal maddelerin kompozisyonları belirlenmiştir. Solvent ekstraksiyonu yöntemiyle elde edilen bitki ekstraksiyonlarının kimyasal kompozisyonları gaz kromatografisi kütle spektrofotometresi (GC-MS) ile belirlendi. Analiz sonucunda R. officinalis L. ve L. nobilis L.’in ana bileşenleri sırasıyla %38.91 ve %33.70 oranlarında 1,8-sineol (ökaliptol) olarak tespit edildi. T. spicata var. spicata L.’nın ana bileşeni ise karvakrol (%48.82) olarak belirlendi. Bu bileşenlerin antimikrobiyal, antienflamatuar ve antioksidan etkileri yanında karaciğer, böbrek, pankreas ve testis gibi organ hasarları, DNA iplik kopmaları ve solunum problemleri gibi istenmeyen ve zehirli etkilere de yol açtığı bildirilmiş-tir. Bu nedenle hayvan sağlığında da kullanılan tıbbi bitki ve bitkisel materyallerin ana bileşen ve oranının bilinmesinin potansiyel toksik etkilerin önlenebilmesi açısından önemli olduğu düşünülmektedir.Öğe ZEBRA BALIĞI (Danio rerio): TOKSİKOLOJİK ÇALIŞMALAR İÇİN UYGUN BİR MODEL ORGANİZMA(2021) Yipel, Mustafa; İlhan, AysunZebra balığı önceleri sadece genotoksikoloji ve ekotoksikoloji araştırmaları için kullanılan bir omurgalı model organizmayken zamanla (1990-2020) birçok alanda kullanılmaya başlamıştır. Zebra balığı; farmakoloji ve toksikoloji (ekotoksikoloji, nörotoksikoloji ve toksikogenomik) yanında genetik, sinirbilim, gelişim, fizyoloji, biyotıp, ilaç geliştirme, hastalık modellemesi, ilaç taraması, hedef belirleme gibi alanlarda önemli omurgalı model organizmalardan biri haline gelmiştir. Diğer omurgalı deney hayvanlarıyla karşılaştırıldığında, hastalıklarda model organizma olarak birçok avantaja sahiptir. Zebra balıkları yüksek üreme yeteneği ve dışsal döllenme özelliğine sahip olması, emriyolarının; optik şeffaflık, hızlı gelişim özelliği ve küçük boyutları olması, ayrıca insanlara yüksek genetik benzerlik, düşük maliyet gibi üreme, bakım ve bilimsel çalışmalar açısından önemli avantajlara sahip model organizmalardır.Solunum ve üreme sistemi gibi bazı doku, organ ve sistem farklılıkları ise bu konularda model olarak kullanımlarını kısıtlamaktadır. Diğer omurgalı hayvan modelleri (tavşan, rat ve fare) ile kıyaslandığında dahil edildiği çalışmaların arttığı gözlemlenmiştir. Zebra balıkları üzerindeki manipülasyon teknik ve teknolojileri geliştikçe, modern tıbba olan katkısının artışıyla gelecekte kilit model organizma olacağı düşünülmektedir. Bu derlemenin amacı, zebra balıklarının toksikoloji çalışmaları açısından avantajlarının diğer omurgalı hayvan modellerinin dahil edildiği çalışma verileriyle (yıllık artış, artış yüzdeleri ve çalışma alanları vb.) karşılaştırılmasıdır.