Yazar "Doğan, Ali" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Amiloidozlu hastalarda diyastolik fonksiyonların konvansiyonel ve doku doppler ekokardiyografiyle değerlendirilmesi(2006) Özdoğru, İbrahim; Seyfeli, Ergün; Doğan, Ali; İnanç, Tuğrul; Gür, Mustafa; Kalay, Nihat; Eryol, Namık Kemal; Topsakal, Ramazan; Ergin, AliAmaç: Amiloidozda kardiyak tutulum sık olarak görülmekte ve diyastolik fonksiyon bozukluğuna neden olmaktadır. Diyastolik fonksiyon bozukluğunun evresi ile mortalite arasında sıkı bir ilişki vardır. Çalışmamızın amacı amiloidozlu hastalarda sol ventrikül (SV) diyastolik fonksiyonlarını konvansiyonel ve doku Doppler ekokardiyografiyle (DDE) değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma amiloidozlu 30 hasta (yaş ortalamaları 41±15 yıl) ve 20 sağlıklı birey (yaş ortalamaları 43±13 yıl) alınarak gerçekleştirildi. Diyastolik fonksiyon parametreleri konvansiyonel ve DDE ile değerlendirildi. Bulgular: Sol ventrikül diyastolik fonksiyon parametreleri incelendiğinde 8 hastada (%27.5) diyastolik fonksiyonlar normal, 14 hastada (%48.2) relaksasyon bozukluk paterni, 6 hastada (%20.6) yalancı normal patern ve bir hastada (%3.4) restriktif patern mevcuttu. Doku Doppler ekokardiyografide mitral lateral annulus E hızı (m/s) kontrol grubuna göre azalmış (p<0.01), A (m/s) ve S (m/s) hızları benzer bulundu (p>0.05). Sonuç: Konvansiyonel ve DDE’yle amiloidozlu hastalarda farklı evrelerde diyastolik fonksiyon bozukluğu saptanabilmektedir.Öğe Francisco De Goya'nın "3 Mayıs Katliamı" adlı yapıtı üzerine -Ölüm, ölüm korkusu ve yaşam- olularının plastik sorunsalı(Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, 1997) Doğan, Ali; Kırışoğlu, OlcayÖZET Bu çalışmada, Francisco De Goya'nın "3 Mayıs Katliamı" adlı yapıtı üzerine -ölüm, ölüm korkusu ve yaşam- olgularının plastik sorunsalları irdelenmiştir. Bu irdelemede, toplumsal, kişisel ve kültürel etkenler üzerinde durularak adı geçen resmin biçim ve içerik çözümlemelerine gidilmiştir. Fransız Devrimi'nin yaşandığı döneme rastlayan "3 Mayıs Katliamı" adlı resim, Napolyon'un ordusunun İspanya'yı işgal etmesinin sonucunda ayaklanan yurtseverlerin kurşuna dizilmesini betimlemektedir. Resmin konusu tarihsel açıdan gerçektir. Bunun yarımda, Goya'nın yoğun duyarlılığım yansıtan resim, sanatçının yaşadığı ortamdan kişisel etkilenimini de açığa çıkarır. Kültürel açıdan Romantik çağın gereklerini resmine yansıtan Goya, bu bağlamda Romantiktir. Çalışmada, "3 Mayıs Katliamı" adlı yapıt üç boyutta (kişisel, toplumsal, kültürel) ele alınmış ve incelenmiştir. Sonuçta her sanatçı gibi Goya'nın da, çağının tanığı olduğu bir gerçektir. Ancak, Romantik dönemde bu tanıklığa sanatçının bireysel duygularının da katılmasıyla olayın yapıta daha dramatik bir şekilde yansıdığı görülmektedir. Goya'nın, bu resmi bir geçiş dönemini yansıtmaktadır. İdealizmden, Dışavurumculuğa Romantizm'in duygu çizgisiyle taşındığı gözlenmektedir.Öğe Hipertansiyon tanısı yeni konan hastalarda ürik asit düzeyleriyle aortun elastik özellikleri arasındaki ilişki(2006) Gür, Mustafa; Yılmaz, Remzi; Demirbağ, Recep; Seyfeli, Ergün; Özdoğru, İbrahim; Altıparmak, İbrahim Halil; Doğan, Ali; İnanç, Tuğrul; Nihat, KalayAmaç: Hipertansiyon tanısı yeni konan hastalarda aortun elastik özellikleriyle ürik asit düzeyleri arasındaki ilişki araştırıldı. Çalışma planı: Çalışmaya hipertansiyon tanısı yeni konan 109 hasta (68 kadın, 41 erkek; ort. yaş 51.6±6.9) alındı. Tüm olgularda ekokardiyografik inceleme yapıldı. M-mod ekokardiyografiyle aortun sistolik ve diyastolik çapları ölçüldü, aortun elastik özelliklerinden gerilimi ve esnekliği hesaplandı. Nabız basıncı sfigmomanometreyle ölçüldü. Alınan kan örneklerinde ürik asit düzeyi ve diğer biyokimyasal parametreler ölçüldü. Sonuçlar, yaş ve cinsiyeti hasta grubuyla eşleştirilmiş 21 sağlıklı gönüllüden oluşan kontrol grubuyla karşılaştırıldı. Bulgular: Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, aort gerilimi ve esnekliği hipertansif hastalarda daha düşük (p<0.001), ürik asit düzeyi ise daha yüksek (p=0.044) bulundu. Çok değişkenli regresyon analizinde, aort gerilimi ve esnekliğinin ürik asit düzeyi (sırasıyla, p=0.010 ve p=0.009), yaş (p=0.001 ve p<0.001) ve sol ventrikül kütle indeksi (p=0.002 ve p<0.001) ile bağımsız ilişki gösterdiği görüldü. Cinsiyete göre çok değişkenli analizde, kadınlarda aort gerilimi ve esnekliği ürik asit düzeyi, yaş ve sol ventrikül kütle indeksi ile bağımsız ilişki gösterirken, erkeklerde bu ilişki gözlenmedi (p>0.05). Sonuç: Bu bulgular, ürik asidin, özellikle hipertansiyonlu kadın hastalarda aortun bozulan elastik özellikleriyle ilişkili patofizyolojide rol oynayabileceği görüşünü desteklemektedir.