Yazar "Karazincir, Olgun" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Dimensions of internal jugular veins in Turkish children aged between 0 and 6 years in resting state and during Valsalva maneuver(Elsevier Ireland Ltd, 2007) Karazincir, Sinem; Akoglu, Ertap; Balcı, Ali; Sangun, Ozlem; Okuyucu, Semsettin; Ozbakis, Cagla; Karazincir, OlgunObjective: We aimed to establish the values of the internal jugular vein (IJV) sizes in Turkish children aged between 0 and 6 years. Methods: Ninety-four normal children included in this study. All of the children were imaged by ultrasonography (USG) at the level of the cricoid cartilage. The maximal antero-posterior (AP) and transverse (T) diameters of the IJV were measured during regular breathing and Valsalva maneuver. Results: The mean transverse diameter of the right and left IJV were 8.11 +/- 3.01 and 7.64 +/- 2.68 mm in resting state. These values changed to 12.57 +/- 4.34 and 10.82 +/- 3.80 mm in Valsalva state, respectively. The AP diameters were found to be 5.43 +/- 2.07 for the right and 5.86 +/- 4.53 mm for the left IJV at rest. During VM, these values changed to 8.70 +/- 2.40 and 8.30 +/- 2.90 mm for the right and left IJV, respectively. There was no significant difference on the evaluation of the relationship between the right and left diameters of the IJV. While there were significant differences in sizes between the resting and Valsalva states. Also, the T diameter of the right IJV during Valsalva state was greater than those of the left. There were significant correlations between the diameters of the IJV and the age, weight and height of the children. Conclusion: The results we obtained in this study may be important in an attempt of intravascular intervention to IJV. These values may also be important for the comparison with the IJV sizes of the patients who have phlebectasia. (c) 2007 Elsevier Ireland Ltd. All rights reserved.Öğe Manyetik rezonans görüntülemede rastlantısal paranazal sinüs patolojilerinin sıklığı ve hasta semptomları ile ilişkisi(2007) Balcı, Ali; Akoğlu, Ertap; Karazincir, Sinem; Okuyucu, Şemsettin; Karazincir, Olgun; Okuyucu, Esra; Altıntaş, YaseminAmaç: Nörolojik ya da orbital hastalık ön tanıları ile beyin, hipofiz veya orbita MR'ı çekilen bir hasta populasyonunda prospektif olarak paranazal sinüs anomalliği sıklığını araştırdık. Yöntem ve Gereçler: Hastalar paranazal sinus anormallikleri ile ilişkili semptomlar varlığı açısından sorgulandı. Toplam 107 hastaya ait T2 ağırlıklı aksiyal MR kesitlerinde paranazal sinüs patolojisi varlığı araştırıldı. Bu sonuçların hasta semptomları ile korelasyonu araştırıldı. Bulgular: En sık anormallik sırasıyla ön etmoid (% 12.1), arka etmoid (% 10.3), frontal (% 4.7), maksiller (% 4.7) ve sphenoid sinus (% 3.7) şeklinde saptandı. Klinik verilerin istatistiksel analizinde paranazal sinus semptom varlığı ile MR'da saptanan anormallik varlığı arasında ilişki saptanmadı. Sonuç: Bu çalışmadan elde edilen bulgular ışığında, MR'da saptanan rastlantısal paranazal sinus patolojileri ile klinik semptomlar arasında ilişki yok denilebilir.Öğe Yarı oturur pozisyonda intraoperatif venöz hava embolisi(2008) Özbakış Akkurt, Buket Çağla; İnanoğlu, Kerem; Karazincir, Olgun; Kararmaz, Alper; Turhanoğlu, SalimVenöz hava embolisi, nöroşirurji operasyonlarında özellikle oturur, yarı oturur ve hatta supin pozisyonlarda oluşabilen sonucunda morbidite ve mortalitesi yüksek olan bir komplikasyondur. Parietal bölgede glial tümör nedeniyle yarı oturur pozisyonda operasyona alınan hastada aniden end tidal CO2, oksijen saturasyonu ve kan basıncının düştüğü görüldü. Hastada sol akciğerinde havalanma azlığı ve kalbin oskültasyonunda pansistolik üfürüm saptandı. Venöz hava embolisi geliştiği düşünülen hastanın santral venöz kateterinden hava aspire edildi ve hemodinamik stabilite tekrar sağlandı. Operasyonun sonunda hasta uyandırılarak ekstübe edildi. Bu olguda hastanın iyi monitorize edilmesi ve erken müdahale edilmesi sayesinde oluşabilecek komplikasyonlar engellenebilmiştir. Nöroşirurjinin oturur pozisyonlarındaki operasyonlarının yanısıra yarı oturur ve supin pozisyonlardaki operasyonlarında da standart monitorizasyonun yanında mutlaka santral venöz kateterizasyon ve arterial monitorizasyonun yapılarak yakın takip edilmesinin olası komplikasyonların erken tanı ve tedavisi açısından önemli olduğunun bir kez daha vurgulanmasında yarar olduğunu düşünüyoruz.