Yazar "Yüce, Serdar" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Atipik yerleşimli kist hidatik(2014) Yüce, Serdar; Koçak, Ömer Faruk; Bulut, Gülay; Tekin, Hakan; Kahraman, AhmetHidatik kist hastalığı Echinococcus granulosusun neden olduğu zoonotik bir enfeksiyondur. Echinococcus granulosus, sıklıkla karaciğer ve akciğerde enfeksiyona neden olmakla birlikte nadir olarak baş ve boyun bölgesinde kistlere sebep olduğuna dair raporlar bulunmaktadır. Baş boyun bölgesinde hidatik kistlerin bulunduğu bölgeler arasında parotis bezi, parafarengeal alan, maksiller sinüs, nasolabial bölge, preaurikular bölge bulunmaktadır. Bu olgu sunumunda, sağ yanak bölgesinde yerleşimli nadir rastlanılan bir hidatik kist olgusu rapor edilmiştir.Öğe Bipediküllü fibular flep ile tibia rekonstrüksiyonu(2016) Kahraman, Ahmet; Yüce, Serdar; Tekin, Hakan; Canbaz, Yasin; Sultanoğlu, YılmazTibia kemik kayıpları konjenital, enfeksiyon, tümöral oluşumlar ve travmalara bağlı olarak gelişebilir. Ekstremite kaybını önlemek için tibial kemiğin rekonstrüksiyonu şarttır. Rekonstrüksiyon için, distraksiyon osteogenezis, otojen kemik greftleri veya kemik flepleri kullanılabilir. Tibia yerine geçebilecek büyüklükte ve dayanıklılıkta otojen bir kemik bulmak oldukça zordur. Özellikle büyük tibia defektlerinde fibula kemik flebi rekonstrüksiyonda sıklıkla kullanılır. En büyük dezavantajı kalınlığının yeterli olmaması sebebi ile stres kırıklarına maruz kalabilmesidir. Burada sunulan olguda 22 yaşında sağ tibiada Gustilo tip III yaralanması olan hastanın 15 cm boyutundaki tibial kemik ve cilt-yumuşak doku defekti vardı. Aynı bacaktan hazırlanan bipediküllü fibula filebi ile onarım yapıldı. Cilt defekti örtümü için serbest anterolateral uyluk flebi (ALT) ile kapatıldı. Fibula flebi başarılı oldu. ALT flebi ise 72. saatte kullanıldı. Fibula üzeri ikinci seans uygulama ile kısmi kalınlıkta cilt grefti ile kapatıldı. Hastanın 12 aylık düzenli takibinde fibulaya kontrollü yük uygulandı. X-ray görünümünde fibula tamamen tibiaya adapte olmuş ve kalibrasyonu orijinal tibia çapının ¾ seviyesine ulaşmış olduğu görüldü. Her iki ekstremite boyu eşitti. Hasta desteksiz şekilde ayakta durabiliyor ve yürüyebiliyordu. Cerrahinin süresinin kısa olması, güvenilir ve dönor alan morbiditesinin düşük olması tekniğin avantajı iken kalibrasyon zayıflığına bağlı stres kırıklarına karşı dayanıksız olması dezavantajıdırÖğe Eldeki yumuşak doku defektlerinin rekonstrüksiyonunda kasık flebi deneyimlerimiz(2016) Yüce, Serdar; Öksüz, Mustafa; Ersöz, Muhammet Eren; Koçak, Ömer Faruk; Kahraman, Ahmet; Işık, Dağhan; Atik, BekirAmaç: Pediküllü kasık flebi uzun süredir elin rekonstrüktif cerrahisinde önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmada, eldeki yumuşak doku defektlerinin rekonstrüksiyonunda pediküllü kasık flebi kullanılan olgular literatür eşliğinde değerlendirilerek sunuldu.Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya 2010-2014 yılları arasında Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı'nda el defektleri için kasık flebi kullanılan olgular dahil edildi. Yaş, cinsiyet, defekt nedeni, lokalizasyonu, kasık flebi büyüklüğü, verici saha kapatılma yöntemi, flep ayrılma zamanı, eşlik eden tedaviler ve komplikasyonlar gözden geçirildi. Bulgular: On üç erkek, yedi kadın olmak üzere toplam 20 hastada 22 kasık flebi kullanıldı. Kasık flebi sekiz hastada parmak amputasyonu ve degloving yaralanma sonrası ampute parçayı kapatmak için, üç hastada el ve parmak ezilme yaralanmasına bağlı defekt, bir hastada yanığa bağlı parmaklarda doku defekti, 5 hastada yanık sekeline bağlı ekstansiyon kontraktürü, üç hastada yanık sekeline bağlı fleksiyon kontraktürü nedeniyle kullanıldı. Hiçbir olguda flep kaybı olmadı.Sonuç: Pediküllü kasık flebi el defektlerinin rekonstrüksiyonunda önemli bir yeri olan güvenli, kolay uygulanabilen uygun vakalarda akılda bulundurulacak iyi bir alternatifdirÖğe Investigation of geriatric age group trauma cases applying to plastic surgery clinic(2015) Yüce, Serdar; Öksüz, Mustafa; Ersöz, Muhammet Eren; Kahraman, Ahmet; Işık, Dağhan; Atik, BekirAmaç: Plastik Cerrahi Kliniğine travma nedeniyle başvuran 65 yaş üstü hastaların değerlendirilmesi yapıldı. Yöntem: Çalışmaya 2010-2014 yılları arasında Plastik Cerrahi Kliniğine başvuran geriatrik yaş grubu travma hastaları dahil edildi. Hastaların, yaşları, cinsiyetleri, tanıları, travma nedenleri, lokalizasyonları, yapılan cerrahi işlemler, ek dahili problemler, anestezi türleri, verilen ek tedaviler sınıflandırıldı. Bulgular: Travma nedenleri incelendiğinde 9 (%39.13) hastada düşme, 6 (%26.09) hastada trafik kazası, 2 (%8.7) hastada kesici alet yaralanması, 2 (%8.7) hastada hayvan yaralanması, 2 (%8.7) hastada traktör kayış yaralanması, 1 (%4.34) hastada darp, 1 (%4.34) hastada ip yaralanması olduğu saptandı. Yapılan cerrahi işlemler incelendiğinde 6 (%26.09) hastada maksillofasiyal fraktür için açık redüksiyon ve internal tespit, 6 (%26.09) hastada kesi nedeniyle sütürasyon, 5 (%21.74) hastada maksillofasiyal travma nedeniyle medikal tedavi ile takip, 4 (%17.40) hastada tendon onarımı, 1 (%4.34) hastada mandibula fraktürü nedeniyle intermaksiller fiksasyon, 1 (%4.34) hastada doku defekti nedeniyle fleple onarım yapıldı. Sonuç: İyi bir preoperatif hazırlıkla birçok yaşlı travma olgusunun cerrahi tedavisi güvenle yapılabilmekte ve yeterli fonksiyonel ve estetik sonuç alınabilmektedir.Öğe Investigation of skin cancer in the geriatric age group(2014) Yüce, Serdar; Öksüz, Mustafa; Ersöz, Muhammed Eren; Kahraman, Ahmet; Işık, Dağhan; Atik, BekirGiriş: Yaşam süresindeki artışla birlikte yaşla ilişkili hastalıklar, bunların içinde kanserde olacak şekilde artmaktadır. Çalışmamızda bu amaçla Plastik Cerrahi servisinde cilt kanseri nedeniyleameliyat edilen 65 yaş üstü hastaların tedavi yöntemleri ve sonuçları değerlendirildi.Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2010-2014 yılları arasında Plastik Cerrahi Anabilim Dalı'nda ciltkanseri nedeniyle ameliyat edilen 65 yaş üstü hastalar dahil edildi. Hastaların, yaşları, cinsiyetleri,tanıları, lokalizasyonu, yapılan işlemler, lenf nodu diseksiyonları ve verilen ek tedaviler sınıflandırıldı.Bulgular: 91 cilt kanserli geriatrik hasta olduğu tespit edildi. Hastaların yaş ortalaması 74,4olarak bulundu. Hastaların 47 (51,65%)'si kadın, 44 (48,35%) erkek idi. Hastaların tanıları incelendiğinde 58 (63,74%) hastada bazal hücreli karsinom, 27 (29,67%) hastada skuamöz hücrelikarsinom ve 6 (6,59%) hastada kutanöz melanoma olduğu saptandı. Yapılan cerrahi işlemler incelendiğinde 22 (24,17%) hastada lezyon eksizyonu + primer sütürasyon, 19 (20,88%) hastadalezyon eksizyonu + greftle onarım, 48 (%52,75) hastada lezyon eksizyonu + lokal fleple onarım,2 (2,20%) hastada ampütasyon yapıldı. Sonuç: Yaşlılarda cilt kanseri özellikle kutanöz melanoma insidans ve mortalitesi son yıllardagenç hastalardan daha fazla artmıştır. Sağlık kontrollerinde geriatrik yaş grubuna dikkat edilerekcilt kanserleri ile ilgili mortalite azaltılabilir.