Yazar "İpek, Göktürk" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Bir üniversite hastanesi acil servisine başvuran zehirlenme olgularının değerlendirilmesi(2012) Sönmez, Ertan; Karakuş, Ali; Çavuş, Umut Yücel; Civelek, Cemil; İpek, Göktürk; Zeren, CemAmaç: Bu çalışmada, Sivas ve çevre illerden acil servise zehirlenme nedeniyle başvuran hastaların demografik özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmamıza Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalında dört yıl içerisinde zehirlenme nedeniyle tedavi edilen 567 hasta alındı. Hastalar zehirlenme sebeplerine göre intihar, kaza, maruz kalma şeklinde guruplara ayrıldı. Zehirlenmeler genel ve guruplara ayrılmış olarak yaş, cinsiyet, bilinç durumu, başvurdukları mevsim, zehirlenme şekli, prognozları, ne ile zehirlendikleri ve önceki kliniklerde yapılan müdahaleler açısından incelendiler. Mantar zehirlenmesi erken ve geç bulgu verenler olarak sınıflandırıldı. Bulgular: Hastaların 363’ü (%64,10) intihar, 120’si (%21,28) kaza, 83’ü (%14,62) maruz kalmaydı. Yaş sınırları 15-81, yaş ortalaması 27,82±11,56 bulundu. Bütün zehirlenme vakaların 172’si (%30,3) erkek ve yaş ortalamaları 29,97±5,122 iken 395’i (%69,7) kadın ve yaş ortalamaları 26,89±2,072 olarak bulundu. Hastaların geldiklerinde bilinçleri; %88,2’sinde açık, %7,6’sinde konfüze, %4,1’inde kapalıydı. Biri ise (%0,2) ölü idi. En fazla ilaç zehirlenmesi (%72,7) sonra mantar (%12,2) ve tarım ilaçları (%9) ile zehirlenmeler görüldü. Zehirlenmelerin tamamı içinde 2 hasta organofosfat, 3 hasta metanol, 3 hasta ilaç zehirlenmesi, bir hasta mantar ve bir hasta tüp gazı zehirlenmesiyle öldü. Zehirleyen maddeye göre dağılım incelendiğinde ise en fazla çoklu ilaç (%27) görüldü. Mantar zehirlenmelerinde sıklıkla semptomların erken (0-6 saat) başladığı tespit edilmiş iken (%88,5), geç (6-24 saat) semptom görülenler daha az olarak bulundu (% 11,5). En fazla zehirlenme kış (%30) mevsiminde görüldü. Önceki kliniklerde yapılan müdahaleler incelendiğinde ise, hiçbir müdahale yapılmayanlar (%52,4) en fazla görüldü. Sonuç: Ülkemizde zehirlenme ön tanısıyla sağlık kuruluşlarına başvuran hastalar hakkında önemli sayıda istatistiki veriler bulunmakla birlikte bizim çalışmamız Sivas yöresindeki zehirlenmeler konusunda değerli bilgiler vermektedir.Öğe The correlation between infarct size and the QRS axis change after thrombolytic therapy in ST elevation acute myocardial infarction(2012) Karakaş, Mehmet Fatih; Bilen, Emine; Kurt, Mustafa; Arslantaş, Uğur; İpek, Göktürk; Karakaş, Esra; Yüksel, İsa Öner; Saatçi Yaşar, AyşeAmaç: Elektrokardiyografi (EKG) ST yükselmeli akut miyokard infarktüsü (STYAMİ) ile gelen hastalarda prognostik infarkt genişliğini belirlemede pratik ve yönlendirici bir araç olabilir. Bu çalışma ile infarkt genişliği ile trombolitik tedavi sonrası QRS aks değişim miktarı arasında bir ilişki olup olmadığını bulmaya çalıştık. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada trombolitik tedavi alan STYAMİ hastaları retrospektif olarak seçildi. İki EKG’de (trombolitik tedavi öncesindeki ve tedavi sonrası 90. dakikadaki) ortalama QRS aksı bir formül yardımıyla hesaplandı. İnfarkt genişliğini belirlemede belirteç olarak kreatinin kinaz MB (CKMB) kullanıldı. Bulgular: Tüm Mİ altgrupları gözönüne alındığında infarkt genişliği ile QRS aksı değişimi arasında korelasyon saptamadık (p=0.80). Sadece izole inferior Mİ grubunda CKMB ile QRS aksı değişimi arasında iyi derece korelasyon saptadık (r=-0.52 p=0.049). Sonuç: QRS aksı değişimi, trombolitik tedavinin etkinliğinin değerlendirilmesinde ve prognostik infarkt genişliğinin belirlenmesinde çok vurgulanmamış, pratik ve gelecek vadeden bir araç gibi gözükmektedir.