Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Eroğlu, Serpil" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 4 / 4
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Diş ve kafatası morfolojisine dayanarak üç eski Anadolu topluluğunda biyolojik uzaklıkların belirlenmesi
    (2009) Eroğlu, Serpil; Erdal, Yılmaz Selim
    Giriş: Dişler geçmişte yaşamış toplulukların kültürel özellikleri hakkında bilgi verirken, aynı zamanda bu toplulukların biyolojik akrabalık ilişkilerinin de en önemli yansıtıcıları olarak değerlendirilmektedir. Dünya genelinde topluluklar arasındaki varyasyonun belirlenmesi için çok sayıda çalışma yapılmış olmasına rağmen, bu çalışma Anadolu için ilk örneği oluşturmaktadır. Amaç: Üç eski Anadolu topluluğu arasındaki biyolojik uzaklık ilişkilerinin 8 diş özelliğine dayanılarak belirlenmesi ve sonuçların mevcut topluluklara ait kafataslarının 20 ölçülebilen ve 28 ölçülemeyen özellik sonuçları ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: İncelenen topluluklara ait ölçülemeyen özellik frekanslarından hesaplanan MMD (Mean Measure of Divergence) değerleri ve ölçülebilen özellik ortalamaları NT-SYS paket programında gerçekleştirilen kümeleme analizi sonucunda fenogramlar oluşturulmuştur. Bulgular: Hem diş hem de kafatasının ölçülemeyen özelliklerinden oluşturulan, topluluklar arasındaki varyasyonu yansıtan fenogramların birebir uyumlu olduğu belirlenirken, metrik özelliklerin farklılıklar göstermekle birlikte benzer bir tablo sergilediği gözlenmiştir. Sonuç: Birçok anlamda güvenilirliği kanıtlanmış diş varyasyonlarının sonuçlarına dayanarak iskeletin ölçülemeyen özelliklerinin, özellikle parçalı iskelet kalıntıları ve küçük örneklemlerde, potansiyel bir veri kaynağı olarak kullanılabileceği düşünülmektedir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Ölçülemeyen diş özelliklerinin biyolojik uzaklık çalışmalarındaki önemi
    (2009) Eroğlu, Serpil
    Dis antropolojisi toplulukların biyolojik ve kültürel çesitliliginin belirlenmesinde, Antropolojinin önemli alanlarından birini olusturmaktadır. "skeletin en saglam kısmını olusturan disler genellikle kötü kosullar altında kaldıgında bile incelenebilmektedir. Gelisimlerinde genetik faktörlerin önemli bir rol oynaması, cinsiyetle iliskilerinin olmaması ya da çok az olması, taraflar arasında tutarlı bir iliskinin bulunmaması ve bunların kaydının belirli bir standarda göre yapılması gibi nedenlerden dolayı dis özelliklerinin biyolojik uzaklık çalısmalarında kafatasının ölçülemeyen özelliklerinden daha avantajlı oldugu belirtilmistir. Zengin bir veri kaynagına sahip olan Anadolu’da yapılan biyolojik uzaklık çalısmalarında dis özellikleri kullanılmamıstır. Toplulukların biyolojik iliskilerini DNA çalısmalarıyla desteklenerek yansıtan bu özelliklerin Anadolu topluluklarında da kullanım alanı bulmasıyla Anadolu’da yasamıs insanların biyolojik, tarihsel ve dolayısıyla kültürel iliskilerinin yeniden olusturulmasını saglarken, komsu topluluklarla benzerlik ve farklılıkların da belirlenebilecegi düsünülmektedir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Torus palatinus ile damağın boyutu ve biçimi arasındaki ilişki
    (2008) Eroğlu, Serpil; Erdal, Yılmaz Selim
    Ağızdaki kemik varyasyonları arasında en fazla çalışılan özelliklerden biri olan torus palatinus, sert damağın orta hattında gelişen farklı boyut ve biçimdeki kemik çıkıntı olarak tanımlanmaktadır. Patolojik bir durumdan ziyade anatomik bir varyasyon olarak değerlendirilen bu özellik morfolojik açıdan yassı, çubuk, yumru ve lob biçimli olarak sınıflandırılmaktadır. Bu özelliğin kökeni, hem genetik hem de çevresel faktörlerin birlikte işlediği bir süreçle ortaya çıkan quasi-continuous genetik ya da eşik modeli ile açıklanmaktadır. Torus palatinusun etiyolojisi, yaş ve cinsiyetle ilişkisi çok sayıda araştırmaya konu olmuştur; ancak söz konusu varyasyonun damak biçm ve boyutu ile ilişkisi yeterince araştırılmamıştır. Farklı arkeolojik yerleşim yerlerinden gü ışığına çıkarılmış 12 eski Anadolu topluluğuna ait 319 erişkin bireyin damak kemiği üerinde gerçekleştirilen bu çlışmada, torus palatinusun damak boyutu ve biçmi ile ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Hauser ve De Stefano (1989) metoduna göre kaydedilmiş olan veriler SPSS 11.01 programında değerlendirilmiş ve Torus palatinus frekansının belirlenmesinde X2 testi uygulanmıştır. İncelenen 319 bireyden sadece 150’sine ait korunmuş damakta ölçüler alınabilmiş ve bu ölçülerden hesaplanan endis değerlerine göre damaklar dar (leptostaphylin), orta (mesostaphylin) ve geniş (brachiostaphylin) olmak üzere üç grupta sınışandırılmıştır. Torus palatinus ile damak ölçüleri arasındaki ilişkiyi belirlemek içn Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre damak boyutu ile torus palatinus arasındaki ilişkiye bakılığında, damağın uzunluğu arttıkça torus frekansının azaldığı; bunun aksine damak genişliği arttıkça torus palatinus frekansının da arttığı belirlenmiştir. Ancak damak ölçülerinin üst ve alt değerleri arasında kalan ortalamalarda tutarlı bir ilişki belirlenememiştir. Damak biçmi ile torus palatinus arasındaki ilişkiye bakıldığına ise geniş damaklılarda torus frekansının dar ve orta genişlikteki damak biçmine sahip olanlardan daha yüksek olduğu bulunmuştur. Torus palatinus ile damak biçmi arasındaki ilişkiyi torusun gelişim dereceleri daha belirgin bir şekilde yansıtmaktadır. Dar damaklılarda sadece hafif ve orta dereceli toruslar gözlenirken, geniş damaklılarda hafif, orta, belirgin ve çok belirgin aşamaların hepsi gözlenmiş ve son iki aşamada nispeten yüsek frekanslar bulunmuştur. Bu durum, söz konusu varyasyon ile damak biçmi arasında, istatistiksel düeyde anlamlı olmasa da, pozitif bir ilişkinin varlığını götermektedir. Ancak bu çalışmanın sonuçları, ‘Torus palatinus frekansının neden geniş damaklılarda dar damaklılardan daha yüsektir?’ sorusunu akla getirmektedir. Bu sorunun yanıtının hem dar damaklılarda hem de geniş damaklılarda görece birey sayısı fazla olan örneklemler üerinde yapılacak çalışmalarla bulunabileceği düşünülmektedir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Üç eski Anadolu topluluğunda Carabelli sıklığı
    (2009) Eroğlu, Serpil
    Carabelli özelliği üst büyük azı dişlerinin mesiolingual yüzeyi üzerinde farklı frekanslarla ortaya çıkan ek bir tuberkül olarak tanımlanmaktadır. Bu özellik en fazla üst birinci büyük azı dişlerde ve süt ikinci azı dişlerde, daha az yaygın olarak daimi ikinci büyük azı dişlerde ve nadir olarak da üçüncü azı dişlerde ortaya çıkar. En fazla Avrupalılarda gözlenen bu özellik, topluluklar arasında farklı frekanslarla temsil edilmektedir. Bu özelliğin yüksek kalıtılabilirlik değerinden dolayı, topluluklar arasındaki farklılıkların belirlenmesinde kullanılabileceği belirtilmiştir. Üç eski Anadolu topluluğuna (‹kiztepe, Cevizcioğlu Çiftliği ve ‹znik) ait 108 bireyin üst birinci büyük azı dişi (M1), 143 bireyin üst ikinci büyük azı dişi (M2) ve 139 bireyin üst üçüncü büyük azı dişi olmak üzere toplam 390 bireye ait azı dişlerde Carabelli sıklığı araştırılmıştır. ASUDAS (Arizona State University Dental Anthropology System)’a göre Carabelli 8 aşamalı olarak kaydedilmiştir. Taraşara göre ayrı ayrı kaydedilen Carabelli frekansının cinsiyet ve topluluklara göre farklılıklarını belirlemek için SPSS 11.01 programında XÇ testi kullanılmıştır. İznik topluluğu (% 59.5), İkiztepe (% 57.1) ve Cevizcioğlu Çiftliği (% 53.8) topluluklarından daha yüksek bir Carabelli frekansı göstermiştir. Ancak Anadolu toplulukları arasında bu özellik frekansı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Carabelli’nin dereceleri açısından bakıldığında, 6. ve 7. dereceli Carabelli frekansının ‹znik’de diğer iki topluluğa göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Carabelli frekansından elde edilen sonuçların aynı topluluklara ait kafataslarından kaydedilen 30 ölçülemeyen özelliğin MMD değerlerinden elde edilen sonuçlarla benzer olduğu belirlenmiştir. Carabelli özelliğinin bazı topluluklarda cinsiyet farklılığı göstermesine rağmen Anadolu topluluklarında anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir. Aynı şekilde carabelli özelliğinin sağ ve sol tarafta ortaya çıkışında literatürde farklı değerler bildirilmiştir. Mevcut çalışmada ise üst M1’de asimetrinin (% 2.4) oldukça düşük olduğu görülmektedir. Yok grubu da dahil edildiğinde % 97.6 gibi taraşar arasına bir simetrinin var olduğu belirlenmiştir. Bu simetrik oluşumun, M2 ve M3 de bozulduğu gözlenmiş, M2’de asimetik Carabelli oluşumunun % 4.4 iken, M3’de % 7.1’e yükseldiği tespit edilmiştir. Bu özelliğin yüksek bir simetri oranıyla ortaya çıkışı, onun çevresel faktörlerden daha az etkilendiğini göstermesi bakımından önemli bir bulgu olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla bu özelliğin genetik potansiyelinden dolayı topluluklar arasındaki farklılıkların belirlenmesinde kullanılabileceği söylenebilir. Ancak biyolojik uzaklık çalışmalarında dişin diğer morfolojik özelliklerini de araştırmaya dahil etmenin daha sağlıklı sonuçlar verebileceği düşünülmektedir.

| Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, Hatay, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2025 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim