Yazar "Keskin, Gülşen" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Geographical indications and traditional products as instruments of rural development: the example of Hatay, a cultural crossroads(Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi, 2020) Keskin, Gülşen; Dağıstan, ErdalAims: The province of Hatay is one of Turkey’s most important provinces with regard to its cultural richness and the variety of its local products, and in this study, an investigation is made of the current state of its geographical indications and traditional products, their potential, and their contribution to rural development. Methods and Results: In this study, products and potential products with a registered geographical indication of Hatay province were obtained from the data of relevant institutions, and in-depth interviews were held with experts on the topic in those institutions. Also, observations relating to the products were made in the relevant areas. As a result, it was found that although the potential for local products was very high, the levels of exploitation and awareness were low. Conclusions: In a globalising world, the increase in the importance of local values, the acquisition of value by local products and their contribution to rural development attract attention. In underdeveloped regions, in particular, traditional products can constitute an important opening for rural development and can create important areas of employment for women and young people. Significance and Impact of the Study: Developing the capacity of both the public and the private sector and especially cooperatives with regard to geographical indications and achieving producer and consumer awareness are important for rural development.Öğe Kırsalda geleneksel gıda üretiminde kadınların örgütlenme yaklaşımları(Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, 2019) Özdemir, Gülen; Yılmaz, Emine; Unakıtan, Gökhan; Yılmaz, İsmail; Keskin, GülşenAmaç: Bu çalışmada kırsal alanda geleneksel gıda üreten kadınların örgütlenme yaklaşımları Trakya Bölgesi örneğinde araştırılmıştır. Yöntem ve Bulgular: Çalışmada, Trakya Bölgesi (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ) illerinin köylerinde yaşayan 323 kadın ile anket yapılmıştır. Araştırma sonucunda kadınların eğitim düzeyinin düşüklüğü (%91.2’si ilköğretim düzeyinde) dikkat çekmekte olup, çiftçiliği bir meslek olarak (%85.4’ü) kabul etmemektedirler. Çoğunluğu (%83.3’ü) köyde sürekli yaşamakta, arazi miktarları ve gelir düzeyleri düşük kalmaktadır. Kadınlar kırsal alanda daha çok aile işgücü olarak katkı sağlamakta ve geleneksel gıda üretimini aileden gelen alışkanlıkla yapmaktadırlar. Genel Yorum: Kırsalda yaşayan kadınların asıl geçim kaynağı çoğunlukla geleneksel gıda üretimi değildir. Bununla birlikte kadınlar işbirliğine yatkın olup, kırsal alandaki örgütleri tanımakta ancak üyelik/ortaklık düzeyleri düşük olarak gerçekleşmektedir. Araştırma sonucunda kadınlar geleneksel gıda üretiminden gelir elde etmek ve bu konuda kurulacak örgütlere katılıp aktif olmak istemektedirler. Çalışmanın Önemi ve Etkisi: Çalışma, kadınların Trakya Bölgesinde kırsal kesimdeki rolünü vurgulamaktadır. Kadınların geleneksel gıdaların ekonomiye kazandırılmasındaki önemi örgütlenme olanakları belirlenmiştir.Öğe Türkiye’de hayvancılıkta ihmal edilen bir disiplin : çiftlik hayvanlarına değer takdiri(2019) Keskin, GülşenTürkiye’de tarımsal değer biçme denildiğinde; genellikle tarımsal taşınmazlara değer takdiri, kamulaştırma, toplulaştırma, sigorta kapsamındaki değerlendirmeler anlaşılmakta ve özellikle hayvancılık konusunda hiçbir çalışmaya rastlanmamaktadır. Oysa Türkiye’nin tarımsal üretiminin 2016 yılında %56’sı hayvansal üretimden kaynaklanmakta, canlı hayvanlar ise 89.8 milyar TL ile toplam tarımsal üretim değerinin %33’ünü oluşturmaktadır. Hayvancılık özellikle son yıllarda damızlık besi materyali ve et ithalatı ile fazlaca gündeme gelmekte, kurban bayramının yaklaştığı dönemlerde ise piyasada hareketlilik artmaktadır. Özellikle bu dönemlerde hayvancılıkta değerleme uzmanlığı özel bir önem taşımaktadır. Tarımsal varlıklara değer biçme ekonominin en eski disiplinlerinden birisi olmasına karşın araştırma ve öğretimde geri planda kalmıştır. Bu durum özellikle hayvancılık gibi özel alanlarda daha yoğun bir şekilde gerçekleşmiştir. Bunda tarımsal mallara değer biçmenin ekonomik teori ve metotların yanı sıra ilgili mevzuat bilgisi gibi alana yönelik birçok ilave bilgiye, tecrübeye ve disiplinler arası bir çalışmaya ihtiyaç duyması ve bu nedenle zor bir alan olarak görülmesi de etkili olmuştur. Bununla birlikte uluslararası muhasebe standartlarına uyum, tarımsal faaliyette bulunan işletmelerin/ şirketlerin borsalarda faaliyette bulunmaları gibi yeni uygulama alanlarının ortaya çıkması ile değerleme uzmanlığı önemi gittikçe artan bir alan olmuştur. Bu çalışmada hayvancılıkta değer biçmenin amaç ve yöntemleri genel hatları ile anlatılmış ve Türkiye’de hayvancılıkta değerleme uygulamalarında en çok karşılaşılan durumlara dikkat çekilmiştir.Öğe Türkiye’de Hayvancılıkta İhmal Edilen Bir Disiplin: Çiftlik Hayvanlarına Değer Takdiri(2019) Keskin, GülşenTürkiye’de tarımsal değer biçme denildiğinde; genellikle tarımsal taşınmazlara değer takdiri, kamulaştırma, toplulaştırma, sigorta kapsamındaki değerlendirmeler anlaşılmakta ve özellikle hayvancılık konusunda hiçbir çalışmaya rastlanmamaktadır. Oysa Türkiye’nin tarımsal üretiminin 2016 yılında %56’sı hayvansal üretimden kaynaklanmakta, canlı hayvanlar ise 89.8 milyar TL ile toplam tarımsal üretim değerinin %33’ünü oluşturmaktadır. Hayvancılık özellikle son yıllarda damızlık besi materyali ve et ithalatı ile fazlaca gündeme gelmekte, kurban bayramının yaklaştığı dönemlerde ise piyasada hareketlilik artmaktadır. Özellikle bu dönemlerde hayvancılıkta değerleme uzmanlığı özel bir önem taşımaktadır. Tarımsal varlıklara değer biçme ekonominin en eski disiplinlerinden birisi olmasına karşın araştırma ve öğretimde geri planda kalmıştır. Bu durum özellikle hayvancılık gibi özel alanlarda daha yoğun bir şekilde gerçekleşmiştir. Bunda tarımsal mallara değer biçmenin ekonomik teori ve metotların yanı sıra ilgili mevzuat bilgisi gibi alana yönelik birçok ilave bilgiye, tecrübeye ve disiplinler arası bir çalışmaya ihtiyaç duyması ve bu nedenle zor bir alan olarak görülmesi de etkili olmuştur. Bununla birlikte uluslararası muhasebe standartlarına uyum, tarımsal faaliyette bulunan işletmelerin/ şirketlerin borsalarda faaliyette bulunmaları gibi yeni uygulama alanlarının ortaya çıkması ile değerleme uzmanlığı önemi gittikçe artan bir alan olmuştur. Bu çalışmada hayvancılıkta değer biçmenin amaç ve yöntemleri genel hatları ile anlatılmış ve Türkiye’de hayvancılıkta değerleme uygulamalarında en çok karşılaşılan durumlara dikkat çekilmiştir.Öğe Üniversite öğrencilerinin geleneksel gıda farkındalığı üzerine bir araştırma(2021) Keskin, Gülşen; Tapkı, Nuran; Dağıstan, ErdalAmaç: Bu çalışma, ziraat fakültesi öğrencilerinin geleneksel gıdalar ve coğrafi işaretler konusundaki farkındalıklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem ve Bulgular: Çalışma, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesinde lisans düzeyinde öğrenim gören 156 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin geleneksel gıda olarak belirtikleri birçok ürün içinde öne çıkanlar künefe (%21.79), çeşitli peynirler (%19.23), yoğurtlar (%19.23), içli köfte (%17.31), kebap (%14.74), tarhana (%14.10) ve lahmacun (%12.18) olmuştur. Ev dışındaki hazır gıda tüketimlerinde ise geleneksel gıdalar daha çok tercih edilmekte ve %25.64’ü geleneksel gıdaları tercih etme nedenlerini bütçelerine uygun olması olarak belirtmektedirler. Öğrenciler geleneksel ürünlerin korunması (%98.10) ve teşvik (%98.70) edilmesi gerektiğini düşünmektedir. Öğrencilerin %66.00’ı coğrafi işareti daha önce duyduğunu söylemiş ve bunların %69.90’ı (72 kişi) ise coğrafi işaret olarak bildiği ürünler olduğunu belirtmiştir. Bu ürünler içinde yine en çok bilinen Antakya Künefesi olup, tüm öğrencilerin ancak %11.54’ünün Antakya Künefesinin coğrafi işaret olduğunu bildikleri anlaşılmaktadır. Antakya Künefesini Adana Kebabı (%5.13), Antep Baklavası (%4.49) ve Antakya Sürkü (%3.21) takip etmiştir. Hatay’ın coğrafi işaretli ürünleri olan Antakya Tuzlu Yoğurdu 3 öğrenci (%1.92) ve Hatay Defne Sabunu ise 1 öğrenci tarafından coğrafi işaretli ürün olarak ifade edilmiştir.Genel Yorum: Türkiye, kültürel ve coğrafi çeşitliliği ile geleneksel ürünler bakımından büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak, bu potansiyelin çok küçük bir kısmı görünür durumdadır. Bu potansiyelin ortaya çıkarılması ve ekonomiye kazandırılmasında Ziraat Mühendislerine önemli görevler düşmektedir.Çalışmanın Önemi ve Etkisi: Bu çalışma, sahada üreticilerle yüz yüze çalışacak olan geleceğin Ziraat Mühendislerinin konu hakkındaki farkındalıklarının ortaya konması ve daha sonra planlanacak çalışmaları geliştirmesi bakımından önemlidir.