Vahdet-i Vücûd Ekolü öncesi sûfîlerin tevhîd konusundaki pozisyonları : Bâyezîd-i Bistâmî'nin tevhîd anlayışı
Yükleniyor...
Tarih
2016
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Diğer ilim türleri gibi Tasavvuf ilminin de birinci derecede önem verdiği tevhîd inancı, sûfîler tarafından akılla idrak edilmenin ötesinde, vicdanla da idrak edilip zevkedilmek istenmiştir. Bâyezîd-i Bistâmî'nin öncülüğünü yaptığı bu tevhîd algısında onlar aklî bilgiyi zevkî bilgi ile de teyit ve test etmeyi arzulamışlardır. İbadet ve tefekkürle desteklenen tevhîd inancı, ruhun ve kalbin gelişimiyle kulun kendinden ve varlık âleminden sıyrılıp Hakk'ta kaybolmayı netice vermekte, Allah bilincinden başka geriye hiçbir şeyin kalmadığı bu derûnî yolculukta kul, gaybet, sekr, fenâ, bekâ, cem' gibi ahvâli yaşayıp tevhîdi zevken idrak etme konumuna yükselebilmektedir. Sûfî, bu mertebede kendine dair bir benlik göremediği gibi, mevcûdâta ait de herhangi bir irade ve icat görememektedir. Artık herşey Vâhid'de kaybolmuş, mâsivâ da yokluğa gömülmüştür. İşte Bâyezîd-i Bistâmî, tevhid akidesini aklen kabul edip iman etmiş olmanın yanında bu hakikatı zevken de idrak etmiş olanların ilklerindendir.
While Sufism, like the other Islamic sciences, assigns primacy to belief in God's Unity, or tawhid, it demands its Sufi adherents to perceive it experientially through the conscience, beyond a mere rational cognition. In this approach to tawhid pioneered by Bayezid al-Bistami, the Sufis have sought to confirm and test rational knowledge with experiential knowledge. A belief in tawhid buttressed with worship and contemplation leads the servant, via a development of the heart and spirit, to shed their own selfhood and the created realm, to the state of being 'lost in God'. Everything has now become lost in the One, and all other than Him, buried in nihility. In addition to his rational acceptance and belief in the tawhid doctrine, Bayezid al-Bistami is one of the first to have perceived it experientially.
While Sufism, like the other Islamic sciences, assigns primacy to belief in God's Unity, or tawhid, it demands its Sufi adherents to perceive it experientially through the conscience, beyond a mere rational cognition. In this approach to tawhid pioneered by Bayezid al-Bistami, the Sufis have sought to confirm and test rational knowledge with experiential knowledge. A belief in tawhid buttressed with worship and contemplation leads the servant, via a development of the heart and spirit, to shed their own selfhood and the created realm, to the state of being 'lost in God'. Everything has now become lost in the One, and all other than Him, buried in nihility. In addition to his rational acceptance and belief in the tawhid doctrine, Bayezid al-Bistami is one of the first to have perceived it experientially.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Sosyal Bilimler Tarihi
Kaynak
İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
5
Sayı
4