Poli-eter-eter-keton (PEEK) ve poli-eter-keton-keton (PEKK) ile üretilmiş altyapılarda konnektör kalınlığının kırılma direncine etkisinin değerlendirilmesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2022

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Giriş ve Amaç: Yüksek performanslı polimer materyaller olan PEEK ve PEKK, mükemmel fiziksel özellikleri nedeniyle son zamanlarda posterior implant destekli restorasyonlarda kullanılmaktadır. Ancak PEEK ve PEKK materyallerinden üretilmiş implant destekli altyapıların kırılma dayanımları belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışmanın amacı farklı konnektör kesit alanına sahip iki implant destekli üç üyeli kobalt-krom, PEEK ve PEKK altyapıların kırılma dayanıklılıklarını karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Kırılma dayanıklılığının değerlendirilmesi için 126 adet standart titanyum abutment (Nucleoss, İzmir, Türkiye) analoga vidalanarak akrilik blokların içine tek diş boşluğunu taklit edecek şekilde ikişerli olarak gömüldü. Altyapılar bilgisayar destekli tasarım yazılımıyla konnektör yüzey alanları 6.25 mm2, 12 mm2 ve 16 mm2 olacak şekilde tasarlandı. Üç farklı konnektör kalınlığında, üç farklı materyalden her grupta 7 adet olacak şekilde toplamda 63 altyapı üretildi. Daha sonra altyapılar çinkofosfat siman ile dayanaklara simante edilerek üniversal kırılma cihazında kırılma testine tabii tutuldu. Elde edilen sonuçlar Kruskal Wallis Testi ve Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U testi uygulanarak istatistiksel olarak değerlendirildi. Bulgular: PEEK altyapılar hem plastik deformasyon hem kırılma gösterirken, PEKK ve kobalt-krom altyapılar tam kırılma gösterdi. En yüksek ortalama kırılma dayanıklılığı kobalt-krom grubunda (7326N ± 1071,6N), sonrasında PEEK (1485N ± 116,4N), sonrasında PEKK grubunda(995 N ± 180,8N) gözlendi. Konnektör kesit alanında en yüksek ortalama kırılma dayanıklılığı 16mm2 grubunda, sonrasında 12mm2, sonrasında 6,25mm2 grubunda gözlendi. Co-cr ve PEKK grubunda konnektör yüzey alanının 12mm2'den 16 mm2'ye çıkarılmasıyla oluşan kırılma dayanımı değeri farkı istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Tüm grupların ortalama kırılma dayanımı değeri posterior bölgedeki fizyolojik güçlere karşı koyacak kapasitede bulundu. Sonuç: Bu in vitro çalışmanın limitasyonları dahilinde PEEK ve PEKK materyali posterior bölge implant destekli sabit protezler için alternatif bir altyapı materyali olarak kullanılabilir.
Introduction and Aim: PEEK and PEKK, which are high performance polymer materials, have recently been used in posterior implant supported restorations due to their excellent physical properties. However, the fracture strength of implant-supported frameworks made of PEEK and PEKK materials remains uncertain. The aim of this study is to compare the fracture strength of two implant-supported three-unit cobalt-chromium, PEEK and PEKK frameworks with different connector cross-sectional areas. Material and Methods: To evaluate the fracture strength, 126 standard titanium abutments were screwed to the analogs and embedded in the acrylic blocks in pairs to mimic a missing single mandibular premolar. The frameworks were designed with a CAD software program with connector surface areas of 6.25 mm2, 12 mm2 and 16 mm2. A total of 63 frameworks were fabricated, 7 in each group, in 3 connector cross-sectional areas out of 3 materials (co-cr, PEEK, PEKK). Afterwards, the frameworks were cemented to the abutments with zincphosphate cement. A universal testing machine was used for fracture strength analysis, and the failure mode was recorded. The obtained data were statistically evaluated by running the Kruskal Wallis Test and the Mann Whitney U test with Bonferroni correction. Results: PEEK frameworks showed both plastic deformation and fracture, while PEKK and cobalt-chromium frameworks showed complete fracture. The highest mean fracture strength was observed in the 16mm2 group, followed by 12mm2, and then 6.25mm2 in the connector cross-sectional area. The highest mean fracture strength values were observed in the cobalt-chromium frameworks (7326N ± 1071,6N), followed by PEEK (1485N ± 116,4N), and then in the PEKK frameworks (995 N ± 180,8N). The difference in fracture strength value that occurred by increasing the connector surface area from 12mm2 to 16mm2 in Co-Cr and PEKK frameworks was not found statistically significant. The mean fracture strength value of all groups was found to be capable of withstanding the physiological forces in the posterior region. Conclusions: Within the limitations of this in vitro study, PEEK and PEKK can be used as an alternative framework material for posterior implant-supported 3-unit fixed dental prostheses.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Diş Hekimliği, Dentistry

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye